Çiftlerin bir yıl içerisinde düzenli cinsel ilişkide bulunmasına rağmen gebelik elde edilememesi durumuna infertilite (kısırlık) denir.

İnfertilitenin görülme sıklığı kadın yaşına bağlı olarak değişiklik göstersede ortalama % 15 oranında görülmektedir. Nedenlerine bakıldığında % 50 erkek % 50 kadın faktörü bulunmaktadır.

Kadına ait kısırlık nedenleri;

  1. Tüplere ait bozukluklar: İnfertil kadınların % 35’inde görülmektedir. Rahim filmi HSG ile % 65 tanısı konulsa da asıl tanısı laparoskopi ile konulmaktadır. Çikolata kistine veya geçirilmiş enfeksiyona bağlı yapışıklıklar ve tıkanıklıklar yumurtalıkla tüpler arasındaki ilişkiyi bozarak gebelik oluşmasına engel olamaktadır. Özellikle tüplerde görülen şişlikler (hidrosalfinks) gebeliğin oluşmasına engel olduğu gibi tüp bebekte embryonun rahme tutunmasını da olumsuz etkilemektedir.

  2. Yumurtlama Problemleri: İnfertil kadınların % 5-25’inde görülmektedir. Düzenli 29 günde bir adet gören bir bayanda adet kanamasının birinci gününde seçilen bir yumurta adetin 9. ile 15. günü arasında çatlar ve gebelik için yumurtlama gerçekleşir. Yumurtlama olmadığında adet süresi uzar ve adet düzensizlikleri görülür. En sık sebep polikistik over dediğimiz birden fazla yumurtası olmasına karın bu yumurtaların olgunlaıp çatlayamaması durumudur. Diğer nedenler arasında endokrinolojik bozukluklar gelmektedir. Düzenli adet gören bir kadında adet göreceği tarihten bir hafta önce kanda bakılan progesteron seviyesinin 3 ng/dL üzerinde olması yumurtladığının göstergesidir (28 günde bir adet gören bir kadın bu testi adetin 21. günü 35 günde bir adet gören bir kadın ise adetin 28. günü baktırmalıdır)

  3. Yaş faktörü: Kadın yaşı tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen en önemli faktördür. Bir kadın doğduğunda 1 milyon yumurtası vardır adet görmeye başladığında 300000’e düşer ve menapoza kadar yumurta rezervi artan yaşla birlikte azalarak 1000’e kadar iner. Yani bir kadında yumurta sayısı genetik mirastır ve yaşla birlikte azalır ve yeni yumurta oluşumu olmaz. Mevcut yumurta sayısı adet dönemlerinde beyinden salgılanan hormon ile uyarılır ve gebelik elde edilir. İlerleyen yaşla sadece yumurta sayısında azlık olmaz özellikle 37 yaşından sonra yumurta kalitesinde de azalma görülür ve yumurtalarda genetik bozukluk (kromozom anormallikleri) gözlenmektedir. Bu durum embryoların tutunmasını engellemekte veya oluan gebeliklerin düşükle sonuçlanmasına neden olmaktadır. Preimplantasyon genetik tanı yöntemi ile tüp bebekte transfer edilmeden önce embryolardan alınan hücrelere genetik tanı yapılarak genetiği sağlam hücre transferi ile gebelik elde etme başarı şansı artmaktadır. Ayrıca yumurta rezervi azalmı kadınlarda tüb bebek tedavisi başlanacak aydan bir ay önce yapılacak ön tedavi ile daha fazla yumurta elde edilebilir ve gebelik şansı arttırılabilir.

  4. Endometriozis: Rahim iç dokusunun adet sırasında tüplerden geçerek karın içerisine dökülmesi ile tüplere, yumurtalıklara ve karın zarına tutunması ve her adet döneminde bu bölgelerde kanayarak ağrı ve yapışıklıklara neden olması ile giden hastalığa endometirozis (çikolata kisti) denir. İnfertil kadınların % 35’inde endometriozis görülmektedir. Özellikle tüp bebek öncesi veya tüp bebekle elde edilen dondurulmuş embryolar transfer edilmeden önce laparoskopi veya ilaç tedavisi ile endometriozis odaklarının baskılanması tüp bebek başarısını etkilemektedir. 

  5. Rahim kaynaklı problemler: Rahmin kısmen veya tamamen gelişmemesi, doğumsal tek boynuzlu veya çift rahim olması, rahimde perde olması, rahim içerisinde gebeliğin tutunmasına engel olabilen myom veya poliplerin olması çiftin çocuk sahibine engel olabildiği gibi tekrarlayan düşüklere veya biyokimyasal gebeliklere neden olabilir. Özellikle tüp bebek tedavisi öncesinde ultrason veya HSG rahim filmi ile rahmin içerisinde yer kaplayıcı polip, myom, perde gibi oluşumların histeroskopi ile çıkartılması veya önceden geçirilmiş enfeksiyon veya kürtaja bağlı rahimdeki yapışıklıkların giderilmesi tüp bebek başarısını etkilememektedir.

  6. Genetik nedenler: Kromozom sayı ve yapısındaki bozukluklar hem gebeliğin oluşmasına engel hem de düşüklerin görülmesine nedendir. Preimplantasyon genetik tanı yöntemi ile tüp bebekte transfer edilmeden önce embryolardan alınan hücrelere genetik tanı yapılarak genetiği sağlam hücre transferi ile gebelik elde etme başarı şansı artmaktadır.

  7. İzah edilemeyen infertilite: Kısırlık nedenini ortaya çıkarmak için yapılmış tüm tetkiklere rağmen erkekte veya kadında herhangibir sebep bulunamadığı durumudur ve infertil çiftlerde yaklaşık % 15-20 oranında görülmektedir. Özellikle 3 yılı aşmış sürede düzenli ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamayan çiftlerde 3 kez iğne ile yumurta takibi ve aşılama sonrası tüp bebek yöntemi denenebilir. Tüp bebek yöntemi açıklanamayan infertilitede hem tedavi hem de asıl nedeni ortaya koymada tanı koydurucu olabilir. Özellikle rahme tutunma şansı en yüksek olan 5. gün embryosuna gidilmesi gebelik şansını arttırmaktadır.

 

Erkeklere ait kısırlık nedenleri;

  1. Varikosel: Erkek kısırlığının % 15-20 nedeni olup tedavisinde sperm tahlili yön vermektedir. Testisin toplar damarındaki varis benzeri genişlemeler testis ısısını arttırarak spermde DNA hasarına neden olur. Tüp bebek tedavisi öncesi varikoselin cerrahi veya ilaç tedavisinin tüp bebek başarısını arttırabilir.

  2. İnmemiş testis ve hormonal nedenler: Azospermi (spermin ejakulatta olmaması) durumunda mikrotese (mikro cerrahi ile testisten sperm bulunması) ve mikrotese öncesi 3-6 ay hormonların ilaçlarla düzenlenmesi tüp bebek başarı şansını arttırmaktadır. Benzer şekilde spermin sayı, hareket ve yapısal bozukluklarında tüp bebek öncesi veya tedavi sırasında ilaç tedavisi ile daha kaliteli sperm elde edilebilir. Gerekirse tüp bebekte sperm seçilirken IMSI dediğimiz 8000 büyütme ile sperm seçilebilir.  

  3. Genetik nedenler: Kromozom bozuklukları, Keinfelter Sendromu, Y kromozomundaki bozukluklar özellikle sperm sayısı 5 milyonun altına inmi veya azospermi durumunda mutlaka değerlendirilmelidir.

 

Kayseri ilimiz merkezi konumundan dolayı hem il ve ilçelerine hem de çevre (Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kahramanmaraş, Yozgat, Sivas, Aksaray) illere tüp bebek ve kadın hastalıkları ve doğum açısından hizmet vermektedir. Tüp bebek ve kısırlık tedavisinde başarıyı etkileyen en önemli iki etken nedenin doğru bir şekilde ortaya konulması ve hastaya uygun tedavi protokolünün seçilmesidir. Tüp bebek yöntemi kendini yıllar içerisinde geliştirmekte ve yenilemektedir. Yenilikleri ve tüp bebekte başarıyı arttırma metodları çiftlerle mutlaka paylaşılmalıdır ve hassas olan bu süreçte hayal kırıklıklarını yaşamamak için doğru bilgilendirme yapılmalıdır. 

Doç. Dr. Gökalp Öner

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Tüp Bebek Uzmanı